Yazı

Baktığın her şeyde  Allah’ görmek!

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen ,bu nice okumaktır.

Yunus Emre’nin bu sözü çerçevesinde, kendini tanımanın; Allah ilmini öğrenerek-Allah ilminin mikro boyutunda olsada, bildiğimiz O’nun ilminin gölgesi olsa da- Allah’ı tanımak olduğundan yola çıkarak, Allah’ı görünür şeylerde nasıl görebileceğimin araştırmasına başladım. Daha  doğrusu ben kendimi ararken bu onu beni buldu.

Allah’ı Göklerde  görmek, arzda-dünyada ve bedende- görmek. Daha detayında bir sivrisinekte, ağaçta, çiçekte, suda, rüzgarda  görmek Hatta insan eli ile yapılmış eşyada, arabada, evde, şehirde görmek. En kolay aynı zamanda en zor olanı insan eliyle yapılmış olanda görmek.

Mesela bir arabada görmek Allah’ı !!

Yapıcısı insan, malzemeleri, motoru, kaportası, elektronik sistemleri vb. insan eli ile. Aklını kullanarak, yeteneklerini, tecrübelerini, insan ihtiyaçlarını kullanarak icat ettiği geliştirdiği bir araba.

O insan icat etmeden önce yoktu o araba. At vardı ama J  akıl vardı, aracın temel malzemeleri (madenler) vardı. Her malzeme kaynağı yaşamda vardı. Başka ne vardı? İrade vardı-karar verme yeteneği-,tecrübe vardı –önceki ilim sahiplerinden kalan-,Hayal gücü vardı-özünde kodlanmış bilgilerden ötürü-(Allah’ın Esmasının terkibi).Zamanın değişkenliği ve göreceliği vardı-571 ile 2015 bir mi? dün ile bugün bir mi?

Velhasıl kaynaklar vardı. İnsan özünde ki  özellikler vardı Araba yapıldı geliştirildi.

Benim özüm , gerçeğim ,yaratanım Allah olduğuna göre , kendimi o arabada nasıl görebilirim? Aristo olsa ben arabayım derdi herhaldeJ

Olabilir mi ,kendimi bir arabada nasıl görürüm? Araba yapımındaki insanın cüzi iradesini –haddimi aşmadan- Allah’ın Külli iradesine izafe edersem olur mu?

Atamız Adem’in topraktan neslinin yani insanların bir damla sudan yaratılıp, anne rahminde gelişmemizi, tıpkı aracın proje,  hammadde, planlama ,malzeme tedariği, bir araya getirme vb. durumlarla benzediğini  kim inkar edebilir? Bu teşbih içerisinde;

Doğduk-bizim fıtratımız islam üzerine, araç mevcut olanın en iyisi olma üzerine.

Çocuk olduk-araç üzerinde çalışmalar yapılıyor, araç ortaya çıkıyor.

Genç olduk-araç piyasaya çıktı, fırtınalar estiriyor, en güçlü, en hızlı, en dinamik.

Yaşlandık- araç artık demode, eski.

Öldük-araç hurda

Yeniden diriltildik- araç eski malzemeler dönüştürülerek ve yeni malzemeler katılarak tekrar yapıldı.

Teşbih bu şekilde.

Fakat aracın bakımları var. Tıpkı biz insanların yapmamız gereken bakımları –iman bakımları-. değişmesi gereken yağımız, suyumuz, lastiklerimiz. Geliştirmemiz gereken ilmimiz, ahlakımız, irademiz.

Bakımlarda yağım değişir, kazançlarımı , yiliklerimi düşünürüm

Balatam değişir, Şeytana uyup durmadığım şeyleri düşünürüm.

Filtrelerim değişir, Temizlemem gereken imanımı düşünürüm.

Bazen motor yenilenir, kökten değişir her şey  Allah Yolunda.

Bazen de araç yoldan sapar, yanlış yollara gider, navigasyon-vicdan doğru yola döndürür bizi.

Bu arada kaza ihtimalini de unutmayalım. Şeytan yoldan çıkartmak isteyen düşman. Ufak tefek, bazen de büyük kazalar yaparız araba ile, tıpkı şeytanın bizi aldatıp düşürdüğü durumlar gibi.

Tamirat-Tevbe var çok şükür. Öyle bir tevbe ki, tamirattan ötesini de yapıyor. Yeni bir araba veriyor insana hidayetle ödüllenmek gibi.

Lafın neticesi: İnsan bir arabanın mucidi, Allah senin ve herş eyin yaratıcısı ve sahibi. Rabbil alemin.

Baktığın arabanda   Allah var GÖRDÜN MÜ?

B.Ç.16.02.2015

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !