Yazı

Nedenler ve nedenlerin nedenleri.

Her şeyi; yedi maddi neden, her yedi maddi nedeni bir manevi nedeni oluşturur. Her yedi manevi neden ise Allah’ın kanunundandır. Manevi neden, maddi nedenlere başlangıç, içre ve sondur. Yedi manevi nedenin sahibi ise, Hak’tır. Bu düşünceye bizi götüren ayetler: Hicr-87, Bakara-29, Muminun-86, Fussilet-12, Talak-12, Mülk-3, Nuh-15, Nebe-12, Bakara-196, Hakka-7, Bakara-261, Yusuf-43, Yusuf-46, Yusuf-47, Kehf-22, Lokman-27, Muminun-17, Hicr-44, A'Raf-54, Yunus-3, Furkan-59, Secde-4, Hadid-4

Mevzuyu açıklamaya bu konuyu bize tefekkür ettiren ayet ile başlayalım isteriz.

“Ve huvellezî halakas semâvâti vel arda fî sitteti eyyâmin…” Ve O’dur ki semaları ve arzı altı gün içinde yarattı… Hud 7. Öncelikle şunu belirtelim: Kur’an da gece ve gündüz ayetlerini araştırın. ( Enbiya 42, Furkan 47, Furkan 62, Mü’minun 67, Neml 86, Kasas 71-73, Rum 23, Lokman 29, Fatır 13, Yasin 37, Zümer 5, Kehf 28)  Önce gece vardı sonra gündüz manasını anlarsınız. Allah altı gün içindeki yaratışını belirtiyor. Ya ondan önceki bilinmeyen? Bizim için gece midir yoksa gündüz mü? Biz insanlar için gecenin ilk görünen manası karanlık, ışığın(güneşin) olmama durumu. İlim öğrendikçe tekamül eden ikinci manası, biz insanlara göre varlık olmayışı ve yokluk. Peki insanlara göre üçüncü tekamül manası nedir? Gayb yani bilinmeyen, Bilinemeyen. Güneş, varlık ve şehadet(bilinen görünen) ise gündüz tarafı günün. Yani Kur’ana göre günün çift kutbu, birbirine sarıp örtülen  gece ve gündüzdür.  Demek ki gece ve gündüzü birbirinden ayrı manalandırmamalı. Salatı, idrakı, ikrarı, uykuyu, çalışmayı hatta inkarı, ihtarı, iftarı, ayları, yılları velhasıl hayatı anlamaya çalışırken yeri gelipte Kur’anın gece ve gündüz ayetlerinde Rabbim bana ne demek istemiş diye sorduğunuzda bütünsel bir yaklaşımla ve tümevarım ile tümden gelim metodlarını kullanarak yaklaşmalı ve aklımızı buna göre inşa etmeliyiz. Kainatın başlangıç anı Allah kendinin bilinmesini istediğinden, bilmek ve görmek biz insanlar için gündüz olduğundan sabahtır. En başı da fecr dir. Hani şu yine Kur’an da bahsedilen, şahidli olan Kuranel fecr (İsra 78). Kuran her anlamda yaşam kitabı olduğuna göre şahidleri elbetteki yaratan ve yaratılan herşey olur. Yani bir tefekkür ile şunu diyebiliriz. Konumuzun başında yazdığımız Hud 7 deki altı günün başlangıcı ilk fecrine şahidler kimlerse onlar yaşadığımız her günün fecrine de şahid olurlar. Subhanallah, her gün yaşadığımız fecr vaktini 13.8 milyar yıl öncesi olan an gibi düşünmek ancak Rabbimize hamdü senada   acizliğimizin bir göstergesi olabilir.  Peki altı günde kaç gece ve kaç gündüz vardır? Bilinmezle birlikte yedi gece, son saatle birlikte yedi gün.  Son saatte nereden çıktı demeyin. Bakın:”Sana, ne zaman kopacak diye kıyamet(Son saat) vaktini soruyorlar. De ki; onun bilgisi yalnızca Rabbimin katındadır. Onu tam vaktinde koparacak olan O'ndan başkası değildir. Onun ağırlığına göklerde ve yerde dayanacak bir kimse yoktur. O size ansızın gelecektir. Sanki sen onu çok iyi biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki, onun bilgisi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler. “ (Araf 187). Yani vaktini kesin olarak bilmiyoruz ve bilemeyiz. Allah bilir bizim için gayb dır. Yukarıda saydığımız nedenlerden ötürü de gecedir.

Nihayetine bu gece ve gündüzler makro seviyede yedi mana, yedi manevi mana, yedi ulvi mana, yedi ilahi manadır.  Tümevarım yöntemi ile ulaştığımız bu sonucun tümdengelim yönü de vardır. Tıpkı Kadr suresinde işaret edilen “Biz o (Kur'ân)nu Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?  Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.  Melekler ve Ruh (Cebrail veya Ruh adındaki melek) o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler.  O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir.” Yukarıdan aşağıya, Rabden kula, yaratandan yaratılana sözleri ile anlatıldığı gibi, tümden gelim ile de kavranılır. Hatta biraz daha derin bir bakış ile kadir gecesi yukarıda belirttiğimiz ilk fecrden önceki gecedir diyebiliriz. Hani şu yedinci gece diye belirttiğimiz gaybi olan ilk gece. Bunu kavramak ancak kadir gecesine ulaşmaya vesiledir diye düşünürüz.  Bunu kavramaya çalışmak öyle bir geceye, bütün yılı serkeşlik ile geçirilmiş bir geceye indirgemek pek akıl karı olmasa gerek. Kavramaya çalışmak ancak Kur’an ile Kur’an dan olur. Sonucunda Kim ki Kur’an ile hayatının her anı iç içedir, onun aradığı kadir gecesi bir günün bir vaktine sığdırılmasa gerektir. O kişi ömrünü kadir etmeye çalışır. Çünkü Kadr, kıymet değer ve mana demektir. O kişi zaten ömrünü buna adamıştır. Nihayetinde ömrünü ramazan etmeye çalışır ki ahireti bayram olsun. Kur’anda daha bir çok ayetle tümden gelim yapabilirsiniz. Çünkü Kur’an Kitab-ı Mübin dir.

Gece ve gündüz durumunu tümevarım ve tümdengelim ile kısa bir özet şeklinde örnek olarak açıkladıktan sonra yazımızın başında belirttiğimiz yedi sebebin, sarmal oluşumuna  nasıl örnek olduğunu kavramaya çalışalım.

Diyelim ki salatı ikame etmek istiyorsunuz. Bunun için kendi manevi sebepleri içinde barındıran yedi maddi sebebin teşekkül etmesi ve bir manevi sebep oluşturması akabinde ve detayında bu şekilde oluşmuş yedi manevi sebebin sünnetullah içerisinde zirve yapması gerekir. Böylece salatı ikme etmiş olursunuz. Evet bu kadar kolay. Tabi dile kolay. Yaşamaya insan gerek, ömür gerek, kulluk gerek, teslim olmak gerek, Rabbimize tevekkül gerek, sabır gerek, şükür gerek. Bu mihvalde salat, hem Rabbimizle başbaşa olduğumuz namaz hem de yaşamımıza ve topluma aktardığımız diğer bölüm olur. Niyetinde Allah rızası olan her şey salat olur. Dua olur. Karşılığında duaya icabet olur. Rabbimizin bizi ancak kulluk yapalım diye yaratması da bundandır.

Şimdi diyebilirsiniz ki, bu kadar biliyorsun madem deyiver hele bu maddi ve manevi nedenler nelerdir. Biz de o zaman deriz ki, Herkesin hayatı diğerine karşı gaybdır. Allah’tan başka kimse kalplerde ve zihinlerde olanı bilemez. Nasıl ki hesap günü herkes hesabını tek verecektir, yaşarken de aslında aklı ve vicdanı ile tercihini kendi yapmıştır. Burada tercih derken, nerede, hangi cinsiyette, hangi sağlık durumunda, ne zaman gibi Allah’ın takdiri olan şeyleri değil sonrasında sorumlu olmaya başladığı zamandan sonraki tercihlerinden bahsediyoruz. Hiçbir insan diğer bir insanın hayatına, duygularına, gizlediklerine ve açıkladıklarına Yaratıcısı olan Allah gibi vakıf olamaz. Yaşayan insan sayısı kadar durum var demektir. Yani kabaca  (insan sayısı X (maddi nedenler X 7)) X (manevi nedenler X 7) =  İkame olmuş salat. En yalın ifade ile her iman ettim diyen kendisi sorumludur sorumluluğundan. Sorumluluğu Allah’ın ona verdiği kadardır. Peki Allah’ın verdiğinin ne kadar olduğunu nasıl anlayacağız? Kendimizi bilerek. Kendimizi nereden bileceğiz? Rabbimizden. Peki ya Rabbimizi? Yarattığı her şeyden, kitabından, elçilerinden. Nedensiz bir şey olmadığını hatta taa başındaki nedenin ne olduğunu bilmeliyiz. Ne diyor Rabbimiz:”   O, ölümü ve hayatı hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için yaratmıştır. O mutlak üstün ve yüce olandır, eşsiz ve benzersiz bağışlayandır.” (Mülk 2)

Maddi sebeplerin her zaman Manevi anlamları ile birlikte seçenek olarak karşımıza çıkartıldığını ve tercihimiz ile Allah’ın ona göre yaratan el-Hallak olduğunu unutmayalım. Ayrıca aklınızdan asla çıkarmayın Allah Rahmeti ile muamele eder. Siz şerri seçmedikçe gazap etmez. Hatta şerden döneni de affeder, her ne şer işlesek bile. Sebepleri görmemizi istemese idi Rabbimiz ne bizi ne de sebepleri yaratırdı. Sadece bakmayı değil görmeyi bilelim yeter. Sıradan hayatlarımızı kulluğa dönüştürmek ve rızaya nail olabilmek her insanın hakkı ve  görevidir. Unutmayalım ki ahiret var. Ve hesap günü sorular ne zaman, nasıl, kim, nerede ve ne soru kalıpları ile değil neden  kalıbı ile olacaktır. Her şeyi zaten bilen ve delil olarak kaydeden sadece senin tercihini sana sorgulatacaktır.  O nedenle:” "Kendi kitabını oku; bugün nefsin hesap sorucu olarak sana yeter."( İsra 14) buyuruyor Rabbimiz.  Dünyada sicilimizi nasıl oluşturdu isek ondan sebepleri veya sebep sandığımız şeyleri açıklamamızı isteyecek Rabbimiz. Elbetteki ana kayıttaki (Levh-i Mahfuz) sıratel müstakiyme göre.

Maddi ve manevi sebeplerimizi kavramak ve Hakka uygun ümit ve korku arasında yaşamak ve dahi Rızay-ı İlahiyi ummak sizlere ve bizlere duamızdır. TevekkeltüAllah. Allah’a Güvenelim.

 2 Şevval 1437 / 6 Temmuz 2016       B.Ç - Issız Ömürlere Hisseler kitabından.

Yedi (Yedi Çift);

15/Hicr-87: Andolsun, sana çiftlerden yediyi ve büyük Kur'an'ı verdik.

Bu ayet, 1/Fatiha suresi'ne atıf yaptığı söylenmektedir, malumu ise Fatiha'nın 7 ayet oluşudur.

Yedi Gök;

2/Bakara-29: Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur. Sonra göğe yönelip (istiva edip) de onları yedi gök olarak düzenleyen O'dur. Ve O, herşeyi bilendir.

23/Muminun-86: De ki: "Yedi göğün Rabbi ve büyük Arş'ın Rabbi kimdir?"

41/Fussilet-12: Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti. Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip donattık ve bir koruma (altına aldık). İşte bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)'ın takdiridir.

65/Talak-12: Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.

67/Mülk-3: O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun?

71/Nuh-15: Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır?"

78/Nebe-12: Sizin üstünüze sapasağlam yedi gök bina ettik.

Yedi Gün (Dönüşte Yedi);

2/Bakara-196: Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle) kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurban(ı gönderin). Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Kim sizden hasta ise veya başından şikayeti varsa, onun ya oruç ya sadaka veya kurban olarak fidye (vermesi gerekir). Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurban(ı kesmek gerekir). Bulamayana da, hacc'da üç gün, döndüğünüzde yedi (gün) olmak üzere, bunlara, tamı tamına on (gün) oruç vardır. Bu, ailesi Mescid-i Haram'da olmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır.

Yedi Gece;

34/Hakka-7: (Allah) Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün.

Yedi Başak;

2/Bakara-261: Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir. Allah, dilediğine kat kat arttırır. Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir.

Rüyada Yedi (Yedi Kıtlık Yılı);

12/Yusuf-43: Hükümdar:" Ben (rüyamda) yedi besili inek görüyorum, onları yedi zayıf inek yiyor; bir de yedi yeşil başak ve diğerleri ise kupkuru. Ey önde gelen (kahin bilginler,) eğer rüya yorumluyorsanız benim bu rüyamı çözüverin" dedi.

12/Yusuf-46: (Zindana gidip:) "Yusuf, ey doğru (sözlü insan).. Yedi besili ineği yedi zayıf (ineğin) yediği ve yedi yeşil başakla diğerleri kuru olan (rüya) konusunda bize fetva ver. Umarım ki insanlara da (senin söylediklerinle) dönerim, belki onlar (bunun anlamını) öğrenmiş olurlar."

12/Yusuf-47: Dedi ki: "Siz yedi yıl, önceleri (ektiğiniz) gibi ekin ekin, yediğinizin az bir kısmı dışında (kalanını) biçtiklerinizi başağında bırakın."

Bilinmeyen Yedi;

18/Kehf-22: (Sonra gelen kuşaklar) Diyecekler ki: "Üç'tüler, onların dördüncüsü köpekleridir." Ve: "Beştiler, onların altıncısı köpekleridir" diyecekler. (Bu,) Bilinmeyene (gayba) taş atmaktır. "Yedidirler, onların sekizincisi köpekleridir" diyecekler. De ki: "Rabbim, onların sayısını daha iyi bilir, onları pek az (insan) dışında kimse bilemez." Öyleyse onlar konusunda açıkta olan bir tartışmadan başka tartışma ve onlar hakkında bunlardan hiç kimseye bir şey sorma.

Yedi Deniz;

31/Lokman-27: Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Allah'ın kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Yedi Yol;

23/Muminun-17: Andolsun, biz sizin üstünüzde yedi yol yarattık; Biz yaratmada gafiller değiliz.

Yedi Kapı;

15/Hicr-44: (Cehennem) Onun yedi kapısı vardır; onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır.

 

6+1;

7/A'Raf-54: Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, güneşe, aya ve yıldızlara kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.

10/Yunus-3: Şüphesiz sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden, işleri evirip çeviren Allah'tır. Onun izni olmadıktan sonra, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, öyleyse O'na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?

25/Furkan-59: O, gökleri ve yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan ve sonra arşa istiva edendir. Rahman (olan Allah)dır. Bunu (bundan) haberi olana sor.

32/Secde-4: Allah; gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları altı günde yarattı, sonra arşa istiva etti. Sizin O'nun dışında bir yardımcınız ve şefaatçiniz yoktur. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?

57/Hadid-4: Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden O'dur. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Her nerede iseniz, O sizinle beraberdir, Allah, yaptıklarınızı görendir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !