Yazı

Rabbişrah liy sadriy;

Ve yessirliy emriy;

Vahlül ukdeten min lisaniy;

Yefkahu kavliy; (Taha 25-26-27-28)

Rabbim, göğsüme genişlik ver, kolaylaştır  işimi. Düğümü Çöz

dilimden ki, anlasınlar beni.

Rabbimiz Kur’an da Taha suresinde ResulAllah’a Hz. Musa a.s. kıssası ile ,muhatab olan insanın nasıl inşa edileceğini örnekleyerek açıklarken surenin yukarıdaki ayetleri  geliyor. Hz.Musa’nın dilinden ne güzel , ne derin ve ne sonuç odaklı bir dua.

Burada biraz dua yı açmak gerekiyor sanırım. Dua esasen sözden ibaret değildir çoğumuzun sandığı gibi. Dua ediyorum olmuyor sonucunu doğurur sadece söz olması.Fiil,amel,çaba,direniş,devamlılık,sadakat vb. işlevlerle dua hayat bulur.Bir amaç için sebepleri iyi anlayıp sarılmak gerekir.Duadaki ulaşmak istediğiniz hedef ne ise onu oluşturan sebepleri ve kuralları iyi bilmeli ve tatbik etmelisiniz.Örneğin bir olayın akıbetini bilemediğimizde hakkımızda hayırlısı ne ise o olsun deriz. Buda bir dua dır.Eğer biz bu sözü söylerken ilme dayanır,olayın hayra ermesi için Allah’ın hudutlarının dahilinde hareket etmeye çalışır,bazen lehimize gözükmese bile Hak’ka dair hareket eder,sebat eder ve ilahi iradenin idaresine teslim olursak ve nihayet olayın gereklilikleri,artıları,eksileri fırsat ve risklerini doğru tanımlayıp akil hareket edersek Dua olur .Allah ile aynı kulvarda buluşmuş ve konuşmuş olursunuz.

Ve kale Rabbükümüd'uniy estecib leküm (mu’min 60)ve rabbimiz şöyle buyurur; Bana dua edin ki ben duanıza icabet edeyim. Literal manada verelim; Beni davet edin ki ben davetinize geleyim. Daha farklı bir anlam verelim; Benden beni isteyin ki, bana ulaşabilesiniz. Dua ibadetin iliği. Muhhul ibadat diyordu peygamberimiz. Dua haddini bilmenin esas duruşu.Kul ma ya'beü Bi küm Rabbiy levla du'âuküm.. (Furkan/77) eğer duanız olmasaydı rabbinizin ne işine yarardınız diyor ya Kur‟an.

Allah’ın dualarımıza icabet etmesi için gerekli şart;O’nun kural ve sebeplerine uymakmış.Hatta böyle yapmazsak beş para etmezmişiz.

işte bu mihvalde ; “Rabbim, göğsüme genişlik ver, kolaylaştır  işimi. Düğümü Çöz dilimden ki, anlasınlar beni” ayetlerini hayatımızdaki birçok olayın çözümüne mihenk taşı yapabiliriz.

Örneğin ,birilerine fikir verirken,olaylarda fikrimizi söylerken ,bir olayı yorumlarken bu ayeti,duayı nasıl hayata geçirebiliriz ?

Olayın direkt taraflarından biri değilseniz ,bizzat tüm olayın gelişimine şahit değilseniz,Kur’an ile yorumlayamıyorsanız,tecrübelerinizi ayetle sahih hadislerle destekleyemiyorsanız, sukut edin .UNUTMAYIN Kur’an anlaşılamaz veya sadece alimlerin anlayabileceği bir kitap değildir.Sizin anladığınızdır sizin için Allah’ın kelamı.

Hiçbir şey yoktur ki kurallara bağlı olmasın.Yüce Rabbimiz herşeyi bir nizamla,fıtrat ile yaratır.Kendini bilmek fıtratını bilmektir.Fıtratını bilmek Allah’ı bilmektir. Allah’ ı bilmek Allah ile yaşamak, konuşmak, düşünmek, yürümek, bilmektir.Dua budur.

Allah’ın kurallarına uyarak yorum yaparsak Allah kelamı ile konuşmuş oluruz.Allah ilmine uymuş oluruz. O Allah ki yedi Semâ yaratmış. Arzdan da onların bir mislini,aralarından emir inip duruyor Şunu bilesiniz diye ki: Allah her Şey'e kadirdir ve Allah her Şey'i ilmiyle ihata etmiştir (kuşatmıştır.) . (Talak-12)Allah’ın ilmi ile hareket edersek, Rabbimiz ile bir urvetul vuska yani kopmaz bir bağ oluştururuz.Tüm Fiil, amel, çaba, direniş, devamlılık,sadakat vb.işlerimizde Allah’ın ilmi varsa, inşa oluruz Rabbimiz tarafından .Duanın kendisi oluruz.Rabbimiz bize kıymet verir.Ahsen-i takvim oluruz, kısacası Kuran’da Rabbimizin tarif ettiği insan oluruz.Böyle bir insanın  amelide , fikri de yorumu da Allah için Allah ile olur.

Artık ,birine fikir verirken yorum yaparken ,iki defa düşünmeliyiz. Biz kendimizin amel etmediğimiz,yaşamadığımız  bir konuda fikir yürütmememiz gerektiğini yada Kuran’sız yorumların esas yorum olamayacağını  biliriz. İmam Ebu hanefiden bir kıssa ile devam edelim konunun pekişmesi için;

Çocuğun birisi, bal hastası imiş... Yatar kalkar, gezer dolaşır, bal istermiş hep... Ana-baba, çocuklarının bu bal tutkusu nu önleyebilmek için her çareye başvurmuş... Hekimlere gitmişler, tedbirler uygulamışlar, ama nafile!.. Çocuk, bal diye tutturuyormuş. En sonunda, İmam-ı Âzam Ebu Hanife Hazretleri ni tavsiye etmişler...
- Bir de O na gidin! 
Gitmişler...
İmam-ı Âzam; çocuğu almış karşısına, dönmüş ana-babasına;
- 40 gün sonra gelin demiş.
Anne-baba bir anlam veremese de, çaresiz geri dönmüş. 40 gün geçtikten sonra ise, tekrar varmışlar İmam-ı Âzam Hazretleri nin huzuruna. İmam-ı Âzam, şöyle bir bakmış çocuğa... Sonra, iki eliyle yanaklarını okşayıp, şöyle demiş çocuğa: 
- Bundan sonra bal yeme evlâdım! 
O kadar!..
Anne-baba yine şaşkın... Öyle ya, 40 gün boyunca bunun için mi beklediler .. İmam-ı Âzam, bu sözü söylemek için 40 gün niye bekledi .. Bunu düşüne düşüne dönmüşler evlerine. Aaa, o da ne .. Dakka başı bal isteyen çocuk, artık bal-mal istemiyor! Bal hastası çocuk, artık bal sürmüyor ağzına!.. Merak etmişler bunun sebebini... Tekrar gitmişler İmam-ı Âzam Hazretleri nin huzuruna. Sormuşlar;
- Ya İmam, nedir bunun hikmeti 
Gülümseyerek cevap vermiş İmam:
- Niye 40 gün bekledim .. Çünkü 40 gün önce, ben de bal yiyordum... Balyiyen birinin, bir başkasına bal yeme demesinin hiçbir etkisi olmazdı... 40 gün önce bal yemeyi kestim... Önce kendi nefsimde denedim bal yememeyi... Kendim başarınca; sözüm de tesir etti evlâdınıza!

 

Rabbim, göğsüme genişlik ver, kolaylaştır  işimi. Düğümü Çöz

dilimden ki, anlasınlar beni.(Taha 25-26-27-28) ayetinin ,duasının size hitap edebilmesi için , nefsimizi Allaha satmak durumundayız.O ne güzel müşteridir. Kıymetsize verdiği bedel dünyada ve ahirette cennet ve daha fazlası..

Sözümüzün söz olması, kendimize ve topluma fayda sağlamamız,iyilik için ,hayr için amelimiz Allah için olacak. Kendimizden topluma yayacağız bu hayrı.Böylece göğsümüz genişleyecek,işimiz kolaylaşacak ,dilimizin düğümü çözülecek ve anlaşılacak.Çözülmez görünen dünyevi problemler çorap söküğü gibi çözülür.Çözülmeyenler ilahi kaderdeki gaybi  tecellilerdir. Ahirette çözülmesi belki daha hayr dır.Doğrusunu Allah bilir.

Gördüğümüz,bildiğimiz,yaşadığımız ve bilmediklerimizde dahil olmak üzere herşeyin, İnned Diyne 'ındAllâhil İslâm (Al-i İmran-19) Allah indinde din İslamdır ayetinin işaret ettiği İslamın doğrudan parçaları ,alt kümeleri olduğunu kavradığımızda artık  Yukarıda belirttiğimiz (taha 25-26-27-28) ayeti ve duası gibi daha birçok ayet ve duayı hayat olarak yaşar ve diriliriz.Sözümüz ve amelimiz yerini bulur,hayra çıkar.Hayat Kitabımız Kur’an olur.Ölmeden evvel ölür,ölümü düğün olarak karşılarız.Kendimize,çevremize,topluma  fayda sağlar ,yaratılış gayemize uygun olur,Rabbimizin kıymet vermesine mashar oluruz.

Duayı sadece sözler olmaktan çıkarıp yaşam yapmalıyız Efendimiz gibi,Hz.Musa gibi,Ashab gibi,Allah dostları gibi.En azından yapabildiğimizi yapmalıyız. Ben o kadarını yapamam demeyin,hepimiz yaratılışımızda bu ilim kodlarına sahibiz

Bismillahirrahmanirrahiym

Rabbişrah liy sadriy;

Ve yessirliy emriy;

Vahlül ukdeten min lisaniy;

Yefkahu kavliy; (Taha 25-26-27-28)

Selam ve Dua ile…

B.Ç.   11.06.2015

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !