Yazı

Allah’a emanet olunur mu?

Evvelden de vardı elbet ama son zamanlarda bazı insanların diline pelesenk olmuş bir cümle: Allah’a emanet ol. Dikkat buyurunuz. Sevdiğimiz bir insanı Allah’a emanet ediyoruz. Bunda ne var ki? Yaratanımıza emanet ediyoruz. Alemlerin rabbine emanet ediyoruz. Kim onun gibi emanete sahip çıkabilir ki? Kim onun gibi koruyup gözetebilir ki? Peki Allah’a emanet ettiğimiz ana-babamız, evladımız vb. sevdiklerimize tekrar görüşmeden evvel ölüm gelirse, bir daha göremezsek-ki korkumuz onları bir daha görememektir bu yüzden Allah’a emanet ederiz- Allah haşa emanete hıyanet mi etmiş oluyor. Bu ilk bakışta adeta teslimiyetin zirvesinde bir dua gözüken  emanet edilme durumu Allah’a nispet edilir mi? Yaratanımıza emanet ediyoruz. Alemlerin rabbine emanet ediyoruz  açıklamalarının üzerinden daha net soralım. Yaratanımıza, sahibimize, var olmamızın nedeni O’nun dilemesine bağlıyken, nefesimizden  aklımıza, duygularımızdan nefsimize, bedenimizden sahip olduğumuzu düşündüklerimize her ne var ise sahibi, yaratanı Allah iken , O’nun olmadığı hiçbir şey yokken sevdiklerimizi Allah’a nasıl emanet ederiz?

Şimdi önce emanetin ne demek olduğuna, Kuran’daki emanet geçen ayetlere ve Resulullaha mal edilmiş emanet ‘hadislerine’ bakalım . Lütfen aklı selim düşünün, öğretilmiş çaresizliğe düşmeden, doğru bildiklerimiz doğru olmayabilir mi diyede aklınızda bulundurarak ve Rabbimize sığınarak düşünelim. Biz Allah’a emanet olunca mı korumadayız yoksa Allah rızası için yaşayınca mı? 

Emanet, TDK na göre; birine, geri alınmak üzere, geçici olarak bırakılan, teslim alan kişice korunması gereken eşya, kimse vb yada bir kimse aracılığıyla birine gönderilen para, eşya vb anlamındadır. Fıkıhta güvenilen kimseye bırakılan şey. Tanımdan da anlaşılacağı gibi sahip olan güvenilir olana bir şeyi emanet edebilir. Emanet kelimesinin manasından, sahibi olana emanet edilir gibi bir sonuç çıkarabilen varsa beri gelsin. O halde kelime manasından yola çıkarsak bile Allah’a emanet edilmez, ancak Allah emanet verir. Vahyi peygamberlerine emanet eder. Peygamber ashabına emanet eder. Ve bu zincir böylece devam eder. Allah’ın koruması ile değişmeyen vahiy emanete sahip çıkma konusunda Müslümanım diyenlere devam eder. Emanet kelimesinin manasını düşünmez isek Sahibimiz olan Allah’a kendi yarattığını emanet etme gaflet ve delaletine düşeriz. Kendi çocuğunuzu, kendi işinizi, kendi arabanızı, kendi evinizi kısaca kendinize ait olduğunu düşündüğünüz ne varsa, bunu geçici bir süre için başkasına bıraktığınızda , o bıraktığınız kişi hayır bu benimdir dese ve geri vermese ne yaparsınız? Sizin olduğunu yasalarla, hukuk ile delil ile ispat eder alırsınız değil mi. Allah’tan geldik ve yine O’na döndürüleceksiniz ayeti karşımızda ayan beyan dururken neyi O’na emanet edersiniz. Hesap günü Allah nefislerimizi şahit göstererek size emanet ettiklerimi neden böyle kullandınız, akıl vermedim mi deyince Allah’ım biz sana emanet etmiştik mi diyeceksiniz ? Peki ya Allah ben size kitap ve peygamber vermişken, her türlü donanım ile donatmışken, dünyanın imtihan yeri olduğunu söylemişken siz kimin yarattığını kime emanet ettiniz dediğinde ne cevap verirsiniz? Allah’a emanet edemezsiniz ancak Allah’a kulluk edebilirsiniz. Yaratan Allah iken O’nun yarattığını  O’na emanet ettiğini söyleyen kişi şöyle düşünüyor. Ben acizim Ancak Allah korur ve gözetir. Bu son cümle yüzde bir miyon kere milyon doğrudur. Ancak bu cümlenin manasının emanet kelimesiyle hiçbir alakası yoktur. Allah’ın koruması ve gözetmesi Esmasının tecellileri ile, sünnetullahı ile, eşyanın hakikatleri ile, fıtrat iledir. Yani tüm tasarruf hakkı O’nundur. Emanetçinin tasarruf hakkı olurmu. Emanetçi aldığı gibi iade etmekle yükümlüdür. En azından zarar vermemekle yükümlüdür. Allah sonsuz ve sayılamaz nimetleri  bizim kullanımımıza vermişken , her an bizimle iken şöyle diyebilir misininz? Allah’ım bir süreliğine sana emanet ediyorum.

Ha Allah’a emanet ol sözünü Söyleyen kişi karşısındakine Allah’a kul ol, O’nun sözünden çıkma, kitabına uy, resulüne uy demek istiyorsa, böyle bir derin manada söylediğini iddia ederse, yine emanet kelimesini kullanamaz. Ancak Resulüne uyup, Nefsini Allah’tan satın almaya bak diyebilir. Günlük kullanımda söylenen bu sözü elbette bu manalar babında söyleyenlerde var lakin onun Allah rızası için söylediği bu emanet kelimesi o kişinin kastını ifade eden kelime değildir. Selametle dese Selam ile dese, dua ile dese ya da selamun aleyküm dese bu manalar yerini bulur ama emanet kelimesi bu manaları karşılayamaz.

Bu bağlamda Önce Allah’a sonra sana emanet sözü de, Allah’a emanet ol cümlesinin biraz daha yumuşatılmış halidir. Aslında daha büyük bir yanılgı cümlesidir. İnsan ile Allah’ı aynı kategoriye haşa koymak olur bu tavır. Allah’ı yüceltmeye çalışırken kendimizi ne hale soktuğumuza bakın. Birincisi O’nun yüceltilmeye ihtiyacı yok zaten yücedir. Hem önce Allah’a diyerek O’nun sonsuz rahmetine güveneceksiniz sonra güvendiğiniz insanın emanetçiliğine. Burası ince bir nüans! Elbette Allah’ın rahmetine güveneceksiniz ama emanet sözünü hem Allah’a hem de bir yaratılmışa yüklem yaparsanız yaratan ile yaratıcıyı aynı platformda eşleştirmiş olursunuz.

Peki ne yapacaz? Allah’a emanet etme durumundan vazgeçeceğiz. Bizim ve güzel bir sözümüz var Allaha ısmarladık deriz dimi. Ismarlamak: bir şeyin getirilmesini ya da yapılmasını, o işle uğraşan kimseye söylemek. Yani Allah’a ısmarladığımız kişi için şöyle demiş oluyoruz: Allah’ım, Rabbim.. Ben bu sevdiğim kişiyi sana ısmarlayarak, yalnız senin onu koruduğunu, gözettiğini biliyorum Sen zaten yaratansın ve bende bunu böylece kabul etmiş ve güvenmiş oluyorum demiş oluyoruz. Keza Selam ile, selametle dediğimiz de de İyiliğe, güzelliğe, doğruya, rahmete ulaşmanı dilerim Allah’tan demiş oluyoruz.

Bakınız şimdi ard arda emanet ile ilgili ayetleri yazalım. Bakın neyi ifade ediyor.

 Eğer yolculukta iseniz ve katip bulamazsanız, bu durumda alınan rehin (yeter). Şu durumda eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, Rabbi olan Allah'tan sakınsın da emanetini ödesin. Şahidliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse, artık şüphesiz, onun kalbi günahkardır. Allah, yaptıklarınızı bilendir.  (BAKARA SURESİ / 283)

Kitap Ehlinden öylesi vardır ki, bir kantar emanet bıraksan onu sana geri verir; öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, sen, onun tepesine dikilip durmadıkça onu sana ödemez. Bu onların "ümmiler (zayıf ve bilgisizler veya Ehl-i Kitap olmayanlar) konusunda üzerinizde bir yol (sorumluluk) yoktur" demiş olmalarındandır. Oysa kendileri (gerçeği) bildikleri halde Allah'a karşı yalan söylemektedirler. (AL-İ İMRAN SURESİ / 75)

Hiç bir peygambere, emanete ihanet yaraşmaz. Kim ihanet ederse, kıyamet günü ihanet ettiğiyle gelir. Sonra her nefis ne kazandıysa, (ona) eksiksiz olarak ödenir. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.  (AL-İ İMRAN SURESİ / 161)

Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor! Doğrusu Allah, işitendir, görendir. (NİSA SURESİ / 58)

O, sizi tek bir nefisten yaratandır. (Sizin için) Bir karar (kalış) ve emanet (olarak konuluş) yeri vardır. Kavrayabilen bir topluluk için ayetleri birer birer açıkladık. (EN'AM SURESİ / 98)

Ey iman edenler, Allah'a ve Resûlü'ne ihanet etmeyin, bile bile emanetlerinize de ihanet etmeyin. (ENFAL SURESİ / 27)

(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir. (MÜ'MİNUN SURESİ /

Gerçek şu ki, biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir. (AHZAB SURESİ / 72)

(Bir de) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyyen) riayet edenlerdir. (MEARIC SURESİ / 32 )

 Allah’a emanet etmek ile ilgili bir atıf dahi göremezsiniz.

Rasullulahın, Allah’a emanet edin dediği veya üstü örtülü bir hikmetle dahi olsa Allah’a emanet edin dediği bir sahih rivayet bulamadık. Hoş bulsak zaten ne bu yazıyı yazar ne de böyle bir açıklamayı düşünürdük. Çünkü Kuran  da bulamadığımız her rivayete şüphe ile yaklaşırız. Bilgi kirliliği varsa çok daha dikkatli olunması gerekir. Ha bu arada bir rivayeti detayları uzun olan bir araştırma sonrasında buraya yazmayı da hem emanet kelimesinin anlaşılması hem de gerçek anlamda sünnete uyabilmek adına paylaşmak isterim.

Ravi: Huzeyfetu’bnu’l-Yeman

Tanım: Hz. Peygamber (sav), bize iki hadis irad buyurmuştu. Ben bunlardan birini gördüm, diğerini de bekliyorum. Buyurmuştu ki: Emanet (din, adalet duyguları) insanların kalplerinin derinliklerine (yaratılışlarında, fıtri meyiller olarak) konmuştur. Sonradan Kur’an-ı Kerim indi, (İnsanlar kalplerine konmuş olan bu fitri temayüllerin) Kur’an ve hadiste te’yidini buldular. Resulullah (sav) bize bu emanetin kalplerden kalkmasından da bahsetti ve buyurdu ki: “Kişi uykuda imiş gibi farkında olmadan kalbinden emanet alınır. Geride, benek izi gibi bir iz kalır. Sonra ikinci sefer, yine uykuda imişcesine, kişi farkında olmadan kalbindeki emanet duygusundan bir miktar daha alınır. Bunun da, kalpte bir kabarcık izi gibi bir izi kalır, yani şöyle ki, ayağın üzerinden bir kor parçasını yuvarlayacak olsan değdiği yerleri kabarmış görürsün. Ne var ki, içinde işe yarar bir şey yoktur. Sonra Hz. Peygamber (sav) bir çakıl tanesi aldı, onu ayağnıın üzerinde yuvarladı. (Ve sözüne davam etti ) “(Emanet bu şekilde peyder pey azalmaya devam eder, o hale gelinir ki artık) alış verişe giden insanlarda (itimad, güven, doğruluk ve) emanet tamamen kaybolur. Hatta dürüstler ‘Falanca kabilede dürüst insanlar varmış’ diye parmakla gösterirler. Bazan da, kalbinde zerre miktar iman olmayan bir kimsenin “ne civanmerd, ne kibar, ne akıllı kişi” diye övüldüğü olur.” (Huzeyfe devam etti ( “Ben öyle günler gördüm ki, hanginizle alış veriş yaptığıma aldırmazdım. Muhatabım Müslüman idiyse, bana karşı hile yapmasına dindarlığı mani olurdu. Muhatabım Yahudi veya Hıristiyan idiyse, onu da, amiri(nden validen gelen korku ve disiplin) bana hile yapmaktan alıkoyardı. Fakat bugün sizden sadece falanca falanca ile (gönül huzuruyla) alış veriş yapabilirim.”

Allah’a emanet etmek, müşrik, putperest, Yahudi ve Hristiyan temayülünde bir yaklaşımdır. İyi niyetle söylemek kastı dahi uzun vadede manayı aslından uzaklaştırarak yanlış sonuçlara götürür.İslam Allah’a teslimiyeti emreder, Allah’a emanetçiliği değil.  Allah kelamı ile uğurlayalım sevdiklerimizi. Es-Selam esması ile en güzeli. Hiç olmadı imanımıza kültürümüzün etkisi olan Allaha ısmarladık ile . Selametle diyerek.

Esselamun aleyküm .                        23/08/16   B.Ç 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !